25 Ocak 2013 Cuma

VEDA ZAMANI...


Ya depresyonun dibine girdim çık-(ama)-tım....
Hastalıktan döndüm...
Akli dengemi kaybediyordum...

Bi kişi de çıkıp "hayırdır?" demedi...
Kimse farketmedi yokluğumu...

Lan biliyodum ezikliğimi de böyle yüzüme yüzüme çok ayıp oldu leyn !
Kapatmayı düşündüm blogu.
Sonra yüksek sesle söyleyemediğim şeylere tercüman olması fikrine tutundum bi şans daha verdim....kendime lan size değil hemen gülmeye başlama "çok da tın diye !" biliyoz herhal !

Ama Burcc kapattı blogunu...
Söylemesi ayıptır beni pek bi kıskanır kendisi...
Farz-ı misal;
Blogu kapatcam dedim benden önce kapattı, ben caydım üstelik...
Saçımı kısa kestircem diye gözümü kararttım benden önce gidip kestirdi, ben vazgeçtim hemde...

Öyle işte gidişine , İstanbul yolculuğuna "güle güle" diyim erkenden...
Şarkısı da bu olsun...



not; Allah'ım yaratan sen olduktan sonra hikmetinden sual olunmaz,laf asla ve kat'a bize düşmez ama bazı kullarından nefret ediyorum... Sebepsiz yere(mutlaka var tabi sebepleri de; basit...) (hem zaten nefret derken abartıyorum... hayatta kimseden nefret etmem ben..edemem...) 
Bu Emir'den de nefret ettim ben özellikle makina'da. Ama niyeyse bu şarkısı güzel geldi bugün....


Sıradaki yazılar;
*Bilgisayarım çöktükten sonra nasıl geri döndü -hiçbir şey yapmadan-.... Bir "ÖTEKİ TARAFA GİTTİ,GELDİ" hikayesi...
*Fakirliğim resmileşti artık, "FAKİRLİK BELGESİ" trajedisi...
*Falcı teyze'nin ağzının içine bakan iki Angaralı öğrenci kızın iç burkan dramı "KURŞUN DÖKTÜRSEK DE Mİ GİTSEK, TAROT KİTLETSEK DE Mİ GİTSEK???"

İlgilenen olursa yoruma dikkatini çeken başlığı yazsın, onu yazıcam...

10 Ocak 2013 Perşembe

...yorum...


...
beni nasıl bir hayatın beklediğinden ölesiye tırsı-yorum
bir şarkının sözlerini mırıldanırken vatanımın topraklarına bakı-yorum
sevdiklerimi görü-yorum kocamanlar içimde
uçak istediği kadar yükselsin, batı-yorum...
...
yeni hayatımın miladına gidi-yorum
...
bir başka -yorumla,
hem elvada ve hem merhaba di-yorum



ARA YER / ARADA BİR YER...



Günlerden öylesine bir gün işte. Gitmişsin sen, evde yalnız kalmışım, yeni anlıyorum. Kokun bile gitmiş artık heryerden. Senle sensizlik arasıyım yani...

Komşu kadın da soruyor;
"Hanım nerelerde? Göremiyoruz..."
'Ah bende en fazla sizin kadar bilgiye sahibim inanır mısınız? hah ha ha...' desem şaşkın bakacak biliyorum.
"Annemlerde diyorum "annesine gitti hanım..."

Hiç hanım hanımcık değildimn oysa sen, başkalarına hep hanım diye anlatıyorum seni. Geçen gün de bakkal teyze süzdü beni "naptın kadına?" der gibi. Ona inat çakmak gazı ve kibrit aldım. Nasıl korkup baktı bana bir görseydin; komikti...

Yalnız değilim ayrıca herkesin sandığı gibi, fesleğenlerim var saksıda. Biri yabani, biri süs. Aynı senle ben gibi. Ben erkeğim diye süs olanı sana atfetmiyorum kusura bakma. Sen yabani olandın. Kokun daha bir fazla, keskin, boyun biraz daha uzun, köklerin, dalın daha bir kalın, güçlü,doğal, daha fesleğen gibi, olduğun gibi... Benim manyaklıklarım vardı; başına vurulunca koku veren, boyuna değil, içine büyüyen, daha sahte, taklit, olduğum gibi...

Aynada yalnızlığım yalnızlık sadece... Ben' in yanına ilişecek bir varlık bulamıyorum . Çatlak papağan hala aynalardan korkuyor. Omzuma alıp ayna karşısına geçiyorum. Uçuyor, "puf !" oluyor... Sen gibi...


Sargısız-merhemsiz yaralarım var; kanamıyor, garip. Telaşsız-yorgun nefesim var; durmuyor, garip. Garip her şey birkaç gündür. Kapıcının ifadesi garip (seni beğenir, çöpleri senin çıkarmanı, kapıya senin bakmanı severdi bilirim), ev garip, yatak garip...
Yaşanmışlıklar bile garip; hiç var olmamışlar gibi, belli belirsiz. 
Gördüklerim garip, göremediklerim ise daha bile fazla garip...

Aklımdan geçenler bile garip, varla yok arası, benle sen arası, ikimize iki adım kala yokluk arası, kapkaranlık sanki tavan arası....

Ben gelmesem de sen gelir misin bana? Umutla mutluluk arası, yeminle yalan arası, gidişle dönüş arası, nimet gibi ekmek arası....

Boşluk...



eskilerden...

Her şey bir boşlukla başlar...
Bir insanın hayatı, kötülük, iyilik, öfke, nefret, müjde, yeni doğan gün, sarhoşluk hali, cinayet, cinnet ve aşk...
Kocaman bir dehlizler topluluğu, bir hiçlik denizi...

O boşluk anında yaşamazsın bile ama bilmezsin de...
Ayırdımı zor, girişi görünmez, çıkışı çalkantılıdır...

Boşluk, genelde karanlıktır.
Gözünüz görmez, kalp çarpmaz, soluk almazsınız ki veresiniz....

Farkında olmadan boşluğu doldurmaya başlarsınız,
Ancak boşluk tamamen sizle dolunca çıkabilirsiniz çünkü.
Hey! unutmadan... ne atarsanız içeri, çıkışta o olay bekler sizi...
İyi boşluk, sıcak boşluk, aydınlık boşluk, rahatsız edici boşluk, kaos boşluk, sessiz boşluk, ıpıssız boşluk, karanlık boşluk ve bomboş bir boşluk...

BEN'in ŞİMDİKİ ZAMAN kipinden öncesi kocaman, devasa hacme sahip bir zifiri boşluk haliydi. O kadar boş ki, normal insanlara göre fazla uzunca (ve ben kesinlikle normal bir insanım...)  ve diğer boşlukları kıskandıracak derecede dolu dolu bir boşluk... Öyle ki orada ben bile yoktum.

Karanlıktan çıktım ama neden? Boşluğu bitirdim ancak niye? Çıkışı gördüm ben de ne zaman?

An gelir hiç doğmamış olmayı, dünyaya ayak başmamış olmayı dilersiniz ya... Hani ana rahmine dönüp, kıvrılıp uyumayı istersiniz... Boşluk bitince neden bitti diye yedim kendimi ben de. Çıkışı görünce geriye baktım, köprüler yanmıştı o karanlık tünele giden.

Karanlığı da sevmemiştim, bu yalancı florasanlardan ise nefret ettim. Başıma gelenleri anlatayım size ancak bir mum yakıp da oturun yanıma... Karanlık yutmasın sizi. O mumlara bir ihtiyaç nedenim de umut olsunlar bana... Zira kendimi kendimden söküp atasım, bedenimi yağmalayasım var. Kendimden nefret/lanet ederek, hergün ağlayıp zırlayarak ve dahası zırvalayarak geçiyor günlerim.

"Neden ölmüyorsun?" diyorum.O sevdiğin var ya, o boşluk, ölünce onun babasını görürsün. Öyle boş ki baş da eğersin, kabul de edersin.
Ama yapamıyorum... Kendimde o cesareti bulamıyorum...Bile bile, ölemiyorum bile...!

İçimin bir yanı hala karanlık o boşluktan kalan. Duygusuzluğum, tepkisizliğim, her şeyi kabullenişim bu yüzden. Üzerimden bir tır geçse tek kasım oynamazmış gibi geliyor. Yap diyorlar, yapıyorum; git diyorlar, gidiyorum; öl deseler belki kolaylıkla öleceğim, demiyorlar...ölemiyorum....!

İnsan hiçbir şey hissetmeden ve düşünmeden yaşayabilir mi diye sorarsanız, cevap karşınızda duruyor, hem de tahmin etmediğiniz kadar uzun zamandır. Boşluktan beri yani... İnsan hiç mi kızmaz, düşünmez, ağlamaz, hissetmez, kan kusmaz, üzülmez, dağilmaz, ağlamaz... Robotlaşmış ben yapamıyorum hiçbirini... Kabullenişimi siz bile kabul edemeyeceksiniz...

Yavaş yavaş ölen bir zombi, lanetliler kraliçesi, uğursuzun önde gideni anlatıyor, duyduk duymadık demeyin...
Mumları da kendinizi de hazırladıysan biraz daha yaklaşın şimdi...
Başlıyorum...



O zaman; gelsin,
Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor....
Ama ben,
Simsiyah gecenin koynundayım...




7 Ocak 2013 Pazartesi

KOD ADI; ÖKÜZÜN EVLADI...MERHABA...

Bu erkekler harbi öküz yaaaa...
Yaşamalarının, dost edinmelerinin, aşık olmalarının, hala aşık olunmalarının açıklaması yok yani!
O derece...

Ben size bir hikaye anlatayım, sizde düşünün hadi;

Bir gün bir kız -adı Şeker Kız Candy olsun,
Bir arkadaşıyla buluşmak için bir kafeye gider ve arkadaşı zaten evvelinden gelmiş başka arkadaşlarıyla oturmakta.
Candy çocuklarla tanışır ve bir tanesini görür görmez beğenir...
Vurulmuştur kısaca.
İlk görüşte vurgun mu kalmış, o neymiş öyle derseniz, Candy'nin adı gibi içi de ruhu da kalbi de süpersonik şekerli olduğunu söylemeliyim.
O ağlarken şeker damlar yanaklarından, elleri baston şeker, yanakları elma şekeri, gözleri kestane, burnu düdük, teni pamuk şekeri.

Karşısındaki çocuğun yanaklarının kırmızılığı vurmuş onu önce, niyeyse Candy hala böyle şeylere takıntılı, evet.
Gülüşü hoşuna gitmiş, gülüşü çocuk gibi, gülüşü pırıl pırılmış....

Candy herkesi kendi gibi sandığından, bunları iyilik alemetleri olarak görmüş ve içi hemen kaynamış Öküzün evladına !

O gün durağa gidene kadar Öküz'le Şeker yanyana yürümüş, konuşamamışlar bile. Çocukta tık yok ama...-ee olabilir, normal..

Candy daha sonra bir arkadaşından numarasını almış Öküz'ün.
Msjlaşmaya başlamışlar.
Çocuk hemen yakınlık göstermiş, Candy de hissettiği duyguları göstermiş yavaştan ...

Bu arada Öküz, öküzlüğünü göstermeye yavaştan başlamış.
"Bir önceki ilişkimde çok canım yandı, korkuyorum...."
"Bir ilişkiye hazır değilim..."
"Seni kaybetmek istemiyorum..."
"Sen çok iyi bir insansın..."

Candy görememiş tehlikeyi, anlayamamamış safım.
Bir keresinde;
Candy yemek yapmış,
Öküz "karnım aç" demiş,
Candy "hımmmm" demiş,
Öküz "keşke hazır yapılmış olsa da yesem" demiş,
Candy "istersen gel" diye ağzından kaçırmış,
Öküz gelmiş...

Candy "hemen öyle evime çağırdım diye yanlış anlama, saat 9 dedi mi çıkarsın evden, burası bekar bir kız evi, boş anıma gelmese çağırmazdım bile seni" demiş,
Öküz gülmüş....
Yemek yemiş, oturmuş, sohbet etmişler...


Gel msj, git konuşma derken Candy çat diye "seni seviyorum" demiş
Öküz "hımmm demiş,
Candy "senden hoşlanıyorum" demiş,
Öküz "olabilir" demiş...
Candy arada kızınca "sen benim tipim değilsin bile" diyomuş,
Öküz gülüyormuş,
Candy "seni ne sevcem beee, sevmiyorum işte" demiş,
Öküz "oldu canım" demiş,
Candy "beni biriyle tanıştırcaklardı, o polisle bulışmaya gidicem" demiş,
Öküz "..... ımmm.... kim ki bu?" demiş,
Candy "içmeye gidiyorum" bugün demiş,
Öküz "lütfen içme, aklım sende kalacak, rahat edemem, lütfen içme...." demiş,
Candy hiç aramamış, Öküz arayıp "sesini duymak istedim" deyip saatlerce konuşuyormuş,
denmiş de demiş....

Bilmem anladınız mı Öküz hem geri adım atıyo, hem üstüne düşüyo, tam karışık, nefretlik adam imajı !!!!
not; belirtmeme gerek var mı bilmem ama Candy bu işlerden hiç anlamıyo, beni de kanser ediyo...

Candy , o sıralar heeep böyle takılmış,
HAKKINDA HER ŞEYİ DUYMAK İSTİYORUM !



NEFRET EDİYORUM !!!!




*BİR KERE DE DÜZGÜN KULLANAMADIĞIM ZAMANA;
Daha fazla yorum yapmıcam ders çalışamama, istediklerini yapmama durumlarına...
Bana bile KUS geldi çünkü...



AŞIK OLAMAYAN AMA UMUTLANDIRAN ADAMLARDAN;
Hayır yani niye umut veriyorsun o zaman...
Kafam karışık, bir ilişkiye hazır değilim, çok kırıldım korkuyorum deyip de eli, gözü, dili, tavrı başka olup kızları umutlandıran adamlardan...
Bu sadece erkek olmak zorunda değil, kızlardan da...
Ama benim özellikle şu sıra canımı sıkmış bir mevzu var;
Kod adı; öküzün evladı ! 
not; benimle ilgili bir durum değil bu tabii ki. benim Hüshüs'üm var.


*CANIMIN SÜREKLİ YİYECEK BİR ŞEYLER İSTEMESİNE VE BU İHTİYACI GİDEREMEMEME;
Yaş ilerledikçe ağız tadı da farklılaşıyor, daha kaliteli oluyor. Benim de canım antin kuntin şeyler çekiyo hep :(



*NEFRETLİK LİSTESİNİN KRALI
Bugün bu yazıya başlamama sebep durum;
herkesin söyleyecek bir şeyi var ama uzatmaya gerek duymuyorum ben daha fazla;
sadece;
üşüyoruz, ne kadar yakınsak da faturalardan yakıyoruz, yaktıkça ödüyoruz o faturaları. Biz ödedikçe de her ticari kafa gibi bu ürüne de zam yapılıyor sonra. Bitti bu yani...

Neyse...



1 Ocak 2013 Salı

Yılın Başı...


Yılbaşı için çok bir beklentim yoktu ama geldi, geçti...
eğlenceliydi...

*7kız mum ışığında elde fincan çaylar ile şişe çevirme oynayıp, itiraflarla girdik.
*Ortamın en geç uyuyanı oldum....YİNE...
*Feci iyi aynı zamanda feci gerçekçi bir güzin abla olduğum tescillendi artık !
*Yeni yılın ilk 2. saati uyuyan arkadaşlara inat, ders bile çalıştım...GARİP...
*Flört dönemini ve onun naifliğini özlemişim, dinlerken bile özendim...
*Hüs'ün nimet olduğunu bir kez daha anladım...
*Kız dolu bir ortamda en feministi bile uzun ilişkiye dünyanın 10.harikası gözüyle bakıyormuş...Farkettim...
*İçmeden de sarhoş olmak, gülmekten işemek gibi deyimleri deneyimledim...

öle işte...
İYİ SENELER.......

26 Aralık 2012 Çarşamba

bu mim'den anlaşıldığı üzre; BAĞLANMA SORUNU'm var !


Burcc'la "zor mim" diye direk etiketi yapıştırdığımız bir mim gelmişti Nilesi'nden...
Hemen o an yazmaya başladım, ancak son dakka eve, kapıda kalmış bir arkadaşı yatıya misafir aldık.
O sebeple yarım kaldı, gecikti....
Sorry :(


Öncelikle bu mime zor gözüyle bakmamın sebebi;
"en" "en çok" "en sevdiğin"..... gibi soruları çocukluğumdan beri hiç yanıtlayamadım...
Yaa sevdiğim bir sürü var da...
en sevdiğim diyecek kadar beni benden alan bir şey yok...
ne şarkıcı, ne film, ne kitap, ne en sevdiğin şarkı......

Ben bunun sebebini "bağlanamamak" olarak görüyorum...
bağlanma sorunum mu var ???**!!!
olamaz mı? -olabilir 
:)

Gelelim sorulara;

*en sevdiğim blogger?
Başta Burcc... Ama söylemem gerekir ki dinlemek okumaktan çok daha eğlenceli... kaçırıyorsunuz yani :)
diğeri Serrose... blog dünyasını onunla ve pucca'yla tanıdım ve sevdim..
Bikotbitişört, Melodram, Lokes, Elfony, son zamanlarda tersimpiçtir ilk aklıma gelenler...

*en sevdiğim aksesuar?
Küpe...
Çünkü takabildiğim ve takınca bana az da olsa yakışan tek takı bu...
Yüzük dolmacık parmaklarımda komik duruyor, bileklik sanki kolumu, onun altında kalan el parmaklarımı sıkıyor gibi görünüyor...
Halhal severim ama çok kullanamıyorum...

Ve de saat deyince.... Ben çocukluğumdan üni.ye kadar her gün saatle dolaşan bir insandım.Sonra saatlerim eskidi, paraya kıyıyım da en iyisini alayım diye bekledim... Ama son zamanlarda dayanamadım hasrete ve birkaç tane orta halli aldım.
Ayrıca saat tam olarak aksesuar değil, ne tam zorunlu (kıyafetler gibi, çorap, pantolan gibi) ne de tam aksesuar (kolye, küpe gibi) O yarı zorunlu bir şey (şal gibi, çanta gibi)

*en sevdiğim hayvan?
Yok aslında böyle bir kategori ama bir Labrador köpeğe hayır demem, ama evde değil !
Bir de 3-4 yıllık gonzales sevdam var ama sevgiliden ve ev arkadaşından resti yedim, ayrıca düzenli seslere karşı alerjim var ! o sürekli tıkır tıkır dönünce sonunda onu duvardan duvara halı yapıp doğramaktan korktum !!!

*en sevdiğim içecek?
direk kola diye atlayacaktım ki çok daha baba bir seçenek geldi aklıma; su !
Günde iki lt su içince kendimi kuru hissediyorum düşünün..

*en sevdiğim tatlı?
yok...
eskiden yaş pasta derdim ama soğudum artık çünkü o kımıl kımıl aradığım hissi hiç alamadım, bulamıyorum...
benim için eevrenin gizemini çözmek gibi bişey... İdeal erkeği bulmaktan zormuş yane !

*en sevdiğim yemek?
değişir...
sebze; fasulye, patlıcan...
et; mangal- tavuk,et,adana
ve daha birrr sürü bilemedim şimdi; hepsi de benim bebeklerim...

*en sevdiğim film?
değişir...
fantastik; YÜZÜKLERİN EFENDİSİ...
hiç "en" diyeceğim yok ama
başucu filmi; The Holiday

*en sevdiğim PC programı?
yok...
zerre anlamam...

*en sevdiğim tv programı?
değişir...
bu cevaba şaşırmadınız dimi :)
dizi; Grey's Anatomy, The Newsroom
Ben yurttayken iki yıl gece 12den sonrası Discovery Channel saati oluyordu...
Miami Ink'i çok sevdim. Nasıl yapılır, biraz da mytbusters...
Made güzeldi MTV'de

*en sevdiğim renk?
siyah, mor ve altın rengi (ve türevleri)

*en sevdiğim çizgifilm karakteri?
jeanne d'Arc, herkül, sylvester 

*en sevdiğim yazar?
illa dencekse biri;
Jane Austen,
Jules Verne...


Öfff göbeğim çatladı !!!
bitti benimki...
Mutlu Eller ve Bal Böcükleri'ni mimledim.
Ayrıca okuyup da "ben bunun üzerinden kalkarım" diyen varsa HODRİ MEYDAN...
beklerim...


25 Aralık 2012 Salı

ŞÜKÜR....


Son mim'de 2013'ten istekleri yazdığımda bile acaba abartıyor muyum diye düşündüm...
Bir önceki mimde şükretmek hakkında o kadar şey yazdıktan ve öyle hissettikten sonra istediklerim fazla geldi.
Burcc az istemişsin dedi. 
Okudum tekrar yazımı ve bazı şeyleri de silesim geldi.
Çok şey istemişim.
Çok dilemişim, hak etmediğim şeyleri bile...

Sonra bugün bir video izledim...
Ve utandım...
Evet istemek gerek,
Taparcasına dilemek yerine bir takım isteklerimiz tabi ki olmalı...
Biz isteyelim ki Rabbi'm versin, o da dua edip istememizi istiyor,
biliyorum ama...

Bir şeyler için dua edince hak etmediğimi düşündüğüm çooo...ok olur..
Bir şey isteyince aynı anda bir suçluluk içimi kaplar...
Ve videodan sonra ağlama hissettirir...



Tüm istekleriniz gerçekleşsin ama ...
Siz dilemekten vazgeçmeyin...



23 Aralık 2012 Pazar

2013... ı wanna be everyhing...


4 tane olmasına karşın yabancı dizi ve filmlerden ezberlediğimiz repliğe itinaden "doğmamış kardeşim" Burcc bugün yine günümü kurtardı bebek.
Bende mimini yapıyım artık ayıp oldu dedim.

not; bu arada Burcc kardeşim olsa çok döverdim, saçını başını yolardım garibimin; hiç öyle bir bünyesi yok bizim yamyam kampı(evde)nda yok olur giderdi :)

Mimi geciktirmemde bir etken de 21 aralık- 2013'ü görüp göremiceğimiz kesin değil, kendimi yormıyım dedim :)
deeerrrmişim...
Değil tabi bu arada o konu hakkındaki geyiğe hiç takılmadım ama dershane çocuklar 'hocam ne düşünüyorsunuz?' diye sorunca "ben inanmıyorum, kopmaz" dedim
 "niye bu kadar eminsiniz?" "neden? nerden biliyosunuz?" dediler
"büyük kıyamet alametlerini görmedik" dedim.
Tabi tüm sınıflar ve çocuklar işi kurcalayınca hep aynı konuşma;
"misal Hz.İsa dünyaya inmedi, güneş batıdan doğup doğudan batmaya başlamadı, kadın nüfusu erkek nüfusundan çok fazla değil daha, çok fazla olcak 2-3 katı" gibi...

Ve 8'lerin 9'ların tepki aynı;
"Ne güzel bir erkeğe 3-4 kadın düşecek puahhahahah !!! "
üff hepsi salak !!!

Neyse 2013'ten neler istiyorsun;

*Öncelikle sağlık istemiyorum ben yaaa, çok sıkıldım bu laftan.... Huzur ve rahatlık istiyorum kendim için ve tüm sevdiklerim için(şu an hasta biri olarak en ufak hastalık bile bende rahatsız hissetmeme ve huzursuz olmama neden olurlar. Bunu isteyerek sağlığı kıvırdım çaktırmayın )

not;bundan sonra kendim için söylediğim her şeyi ailem, Hüshüs ve arkadaşlarım için de istediğimi anlarsınız herhal, papağan gibi olmasın...

*Arzu ettiğim her şeyi elde etmek istiyorum tabii (çok korktuğum ve ucu açık bir laf olduğu için hayırlısı demeye korksam da) hayırlısıyla...
Aslında her şeyi bu maddeyle bitirebilirim... İstediğim her şey olsun, bitti :)

.....
Pislik yapmıcam tamam, yazıyorum.

*OKULUM BİTSİN bu yıl....
Nolur nolur nolur, bu suç belki affolur (ilk sene kalmaktan bahsediyorum)

*LÜTFEN FORMASYON ALABİLEYİM !!!
valla parası da hazır helalinden...%80 zamma kadar da dayanabilirim bak, neyse parası veririz nolcek ???

*Ailemin tüm sıkıntıları bitsin !!!!!!

*23 yaş gözümü korkutmaya başladı, yaşadığım en güzel yıl olsun istiyorum...

*Kafama taktığım şeyleri yapabilmeyi istiyorum...
evet evet...senden bahsediyorum tez ! evet g*t korkum başladı şimdiden...
evet evet... senden de bahsediyoruz fazlalık 20 kilo :( ay dur bi tansiyonum düştü su içiiiyim devam.....

kısa bir aradan sonra 2013'ten istek parçalar devam ediyor...

*2013'te hep hayırlı ve iyi niyetli insanlarla karşılaşalım...

*Ablama cillobundan bir mad men ;) Bet'e öss'den güzel sonuç, okullarda başarılar...

Daha ne isterim yaaa,
Şükür....
İstediğim her şey olsun daaaa, başka bir şey istemem :D



bu mudur?
bu'dur...