çok sevimlisin
ve son derece deli gibisin...
26 Haziran 2014 Perşembe
YARA BANDI SEVDİĞİN İÇİN KENDİNİ KESMEMELİSİN...
20 Haziran 2014 Cuma
mezun...
Etiketler:
* BEĞENDİM / SEVDİM *,
$ KULAĞIMA KÜPE OLSUN $
11 Haziran 2014 Çarşamba
mod # 31908484365871....
26 Mayıs 2014 Pazartesi
24 Mayıs 2014 Cumartesi
Bize Biraz Gurur Lazım !
eskiden pekos vardı bilir misiniz?
şimdilerin patos'u...
ama pekos çok daha acıydı...
ve benim en sevdiğim cipslerde top3'te yer alırdı...
küçük boy olmazdı onun, büyük boyu vardı.
tek başıma bitiremezdim o büyük paketi;
ağzım ççooo..ook acırdı
ve bence arada su içip ağzı serinletmek,
acıyı sıfırlayıp devam edebilmek "yüreksizce" bir işti !
serde erkekliğim hep vardı
şimdilerin patos'u...
ama pekos çok daha acıydı...
ve benim en sevdiğim cipslerde top3'te yer alırdı...
küçük boy olmazdı onun, büyük boyu vardı.
tek başıma bitiremezdim o büyük paketi;
ağzım ççooo..ook acırdı
ve bence arada su içip ağzı serinletmek,
acıyı sıfırlayıp devam edebilmek "yüreksizce" bir işti !
serde erkekliğim hep vardı
acem kızı
hepiniz bilirsiniz hani;
başlarda "burnu fındık, ağzı kayfe fincanı...."
hatta "şeker mi şerbet mi; bal..."
eee sonralarda "kapa çeneni..." hatta beteri "sıçarım ağzına"
"lanet, kahır, cezasın bana..."
işte bilenler hatırlar; bir bitmiş aşklar mezarı daha...
ve bu şarkı bir şey mi hatırlatmalı illa...?
başlarda "burnu fındık, ağzı kayfe fincanı...."
hatta "şeker mi şerbet mi; bal..."
eee sonralarda "kapa çeneni..." hatta beteri "sıçarım ağzına"
"lanet, kahır, cezasın bana..."
işte bilenler hatırlar; bir bitmiş aşklar mezarı daha...
ve bu şarkı bir şey mi hatırlatmalı illa...?
......bittim......
.........bittim artık.........
yaralarım İMDAT!!! diye bağıracak nerdeyse...
21 Nisan 2014 Pazartesi
Bir Şarkı ve Birden Çok Duygu...
Bir nevi Anılar Şarkılarda #1
Lise deyince en çok bu şarkıyı hatırlıyorum...
Bu şarkı mütemadiyen fon oluyor her şeye...
Çünkü okul grubumuz ne zaman konser verse
-ki baya baya çıkmışlardı oto b*ka her bahaneye-
bu şarkıyla başlarlardı
gelenek gibi bir şey olmuştu...
lise 1'di sanırım ilk kez duydum...
o ara hoşlandığım biri var
benden hoşlanan biri var
her ufak sebeple mutluyum
üzgünüm
dolu dolu coşkuluyum
bakışım duruşumla
her bir duyguma ayrı ayrı
sanki holivud'da film çekiliyor bana
en güzel günlerim liseye dair
bu şarkıyla başlıyor
bu şarkıyla bitiyor
bütün güzel anıları
doyumsuzca içine alıyor...
şarkıya melankolik bakan var mı bilmiyorum ama
benim için hıncahınç coşku, aşk dolu...
acılı bile olsa platonik takılmalarla
hiç kötü şeyler hissettirmiyor...
ve ayrıca düşününce sadece bir cümle kullanarak;
Çaresizliğe tercüman,
"sevdiğim başka... sevenim başka..."
Yalnızlığa tercüman,
"bir kuş konsa badi parmağıma ağlardım BİR BAŞIMA..."
Metanete tercüman,
"sevdadandır...dedi annem...aldırma, gel yanıma..."
Pişmanlığa tercüman,
"kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla..."
o zaman gelsin;
Lise deyince en çok bu şarkıyı hatırlıyorum...
Bu şarkı mütemadiyen fon oluyor her şeye...
Çünkü okul grubumuz ne zaman konser verse
-ki baya baya çıkmışlardı oto b*ka her bahaneye-
bu şarkıyla başlarlardı
gelenek gibi bir şey olmuştu...
lise 1'di sanırım ilk kez duydum...
o ara hoşlandığım biri var
benden hoşlanan biri var
her ufak sebeple mutluyum
üzgünüm
dolu dolu coşkuluyum
bakışım duruşumla
her bir duyguma ayrı ayrı
sanki holivud'da film çekiliyor bana
en güzel günlerim liseye dair
bu şarkıyla başlıyor
bu şarkıyla bitiyor
bütün güzel anıları
doyumsuzca içine alıyor...
şarkıya melankolik bakan var mı bilmiyorum ama
benim için hıncahınç coşku, aşk dolu...
acılı bile olsa platonik takılmalarla
hiç kötü şeyler hissettirmiyor...
ve ayrıca düşününce sadece bir cümle kullanarak;
Çaresizliğe tercüman,
"sevdiğim başka... sevenim başka..."
Yalnızlığa tercüman,
"bir kuş konsa badi parmağıma ağlardım BİR BAŞIMA..."
Metanete tercüman,
"sevdadandır...dedi annem...aldırma, gel yanıma..."
Pişmanlığa tercüman,
"kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla..."
o zaman gelsin;
Etiketler:
AH BU ŞARKILARIN GÖZÜ KÖR OLSUN,
WHEN I WAS A CHILD :)
KAPIMDA KÖPEK OL !!!
blog için aklıma gelenleri not defterine not alayım dedim
halbuki aklıma geleni unutmayayım diye yazınca daha çok yazıyordum
şimdi böyle olunca nasıl olsa not aldım unutmam diye gevşedikçe gevşedim
bir de durunca yazasım gelmiyor benim
bozuk süt gibi oluyor
ekşiyor kendi içinde
tabi ben de dooğğru çöpe...
misal okulun ilk zamanları "çalışkan öğrenci olmak zormuş" diye bi not almışım
yazmaya karar verdiğim de tekrar tembel olan öğrenci moduna almıştım kendimi
ya da doğum günü öncesi yazımı anca doğumgünümden bir hafta sonra gördüm tekrar
gibi gibi...
defteri temizleyeyim dedim
çoğu yazmadan çöpü boyladı;
hevesim gitti, zamanı geçti, modu bitti....
şimdi elimde bir sayfada;
"KAPISINA KÖPEK OLSUN" başlığında karalamalar...
yaklaşık 2-3 ay önce not alınmış
ama çoğunun zamanı geçmiş...
olsun ne kadar ileri görüşlü bir insanım diyerekten yazayım
yoksa toptan blogu kapatıp gidicem...
zamanında demişim ki;
Mindy, Dr. Castellano 'ya kul köle olsun istiyorum...
Karizmasından ölsün, aptallıklarına biraz son versin,
Onu eğlendirsin, aşkından yansın istiyorum...
Peralta, Sandiago'nun peşinde heder olsun istiyorum...
Tüm geçmişine pişman olsun, düzelsin,
Onu çok mutlu etsin, aşk adamı olsun istiyorum...
Harry, Rose'a aşık olsun istiyorum...
Tüm diğer kadınlara gözünü kapasın,
Beraber bebeklerini büyütüp adam gibi aile olsunlar istiyorum...
Ve en önemlisi
3sezondur dilediğim,
Jane, Lisbon'a köpek olsun istiyorum...
Geçmişin acısını onunla unutsun, mutlu olsun,
Mutlu etsin, karizmasından ödün vermeden en güzel aşık olsun istiyorum...
Yahu ben bunu yazana kadar
-dikkat spoiler anacım !!! -
Mindy ve Danny sevgili oldular, ayrıldılar bile,
Peralta geçici görevine gider ayak br şeyler çıtlattı bile
Harry kıskanıp, hoşlandığını anladı bile
Ama gel gör ki öküz Jane Lisbon arası hiiiçbir şey yok...
Adam da tık yok üstelik Lisbon deli gibi seviyor adamı bence
Bakalım, kıskançlık her şeye kadir midir?
Yoksa Jane daha da kabuğuna çekilip görmezden gelecek midir?
Bir yazının daha sonuna geldik sayın izleyiciler,
Beni özleyn anacım
Bayyyy
halbuki aklıma geleni unutmayayım diye yazınca daha çok yazıyordum
şimdi böyle olunca nasıl olsa not aldım unutmam diye gevşedikçe gevşedim
bir de durunca yazasım gelmiyor benim
bozuk süt gibi oluyor
ekşiyor kendi içinde
tabi ben de dooğğru çöpe...
misal okulun ilk zamanları "çalışkan öğrenci olmak zormuş" diye bi not almışım
yazmaya karar verdiğim de tekrar tembel olan öğrenci moduna almıştım kendimi
ya da doğum günü öncesi yazımı anca doğumgünümden bir hafta sonra gördüm tekrar
gibi gibi...
defteri temizleyeyim dedim
çoğu yazmadan çöpü boyladı;
hevesim gitti, zamanı geçti, modu bitti....
şimdi elimde bir sayfada;
"KAPISINA KÖPEK OLSUN" başlığında karalamalar...
yaklaşık 2-3 ay önce not alınmış
ama çoğunun zamanı geçmiş...
olsun ne kadar ileri görüşlü bir insanım diyerekten yazayım
yoksa toptan blogu kapatıp gidicem...
zamanında demişim ki;
Mindy, Dr. Castellano 'ya kul köle olsun istiyorum...
Karizmasından ölsün, aptallıklarına biraz son versin,
Onu eğlendirsin, aşkından yansın istiyorum...
Peralta, Sandiago'nun peşinde heder olsun istiyorum...
Tüm geçmişine pişman olsun, düzelsin,
Onu çok mutlu etsin, aşk adamı olsun istiyorum...
Harry, Rose'a aşık olsun istiyorum...
Tüm diğer kadınlara gözünü kapasın,
Beraber bebeklerini büyütüp adam gibi aile olsunlar istiyorum...
Ve en önemlisi
3sezondur dilediğim,
Jane, Lisbon'a köpek olsun istiyorum...
Geçmişin acısını onunla unutsun, mutlu olsun,
Mutlu etsin, karizmasından ödün vermeden en güzel aşık olsun istiyorum...
Yahu ben bunu yazana kadar
-dikkat spoiler anacım !!! -
Mindy ve Danny sevgili oldular, ayrıldılar bile,
Peralta geçici görevine gider ayak br şeyler çıtlattı bile
Harry kıskanıp, hoşlandığını anladı bile
Ama gel gör ki öküz Jane Lisbon arası hiiiçbir şey yok...
Adam da tık yok üstelik Lisbon deli gibi seviyor adamı bence
Bakalım, kıskançlık her şeye kadir midir?
Yoksa Jane daha da kabuğuna çekilip görmezden gelecek midir?
Bir yazının daha sonuna geldik sayın izleyiciler,
Beni özleyn anacım
Bayyyy
ellerim...
bugün parkta güvercin peşinde koşturan bir kız çocuğu yüzüstü düştü
ayağa mahzun mahzun kalktı
gözleri doldu sonra
ellerindeki sıyrıklara baktı
adam akıllı ağlamaya başladı
babasına koştu
ve bunların hepsi
yaklaşık 4 saniye sürdü...
ben de çok düştüm yüzüstü
vücudumuz ilkel tepkiyle en çok yüzümüzü korumaya çalışır
eller hemen davranır telaşlı
yüzüstü düşmek demek avuçiçlerine düşmek demektir esasen...
düşünce çok utanırdım ben
acıdan çok daha fazla ilgilendiğim şey çevreme bakınmak olurdu
hemen zıplardım düştüğüm yerden
gülen olmazdı gerçi
yüzüstü düşen birine gülmeyecek kadar
içgüdüleri terbiyeli çocuklardık biz
kıçüstü düşene gülünür
dengesini kaybedene gülünür
takılıp düşene gülünür de
yüzüstü düşeni kaldırmaya çalışırsın
"elim sende"deki ebeyi bile...
ellerimi birbirine çarparak temizlerdim ben kalkınca
serde erkeklik hep vardı
"acımadı ki!" deme şeklimdi bu
hem her halükarda acıyacaklardı
hızlıca ufak taşları temizleme yöntemimdi bu...
en kaba etlerim ellerim oldu benim
avuçiçlerim...
bir kız eli naif, minik, yumuşak olmalıydı
pamuk gibi...
benimkiler hep sertti
bir tarla işçisi gibi...
sıcaktı da
boğucu, bunaltıcı sıcak...
küçük ama enli
parmaklar dolma gibi...
ben de kaba etlerimi silkeler oyuna devam ederdim
anca akşam anneme kolonya döktürüp
azıcık da üflerdim...
ayağa mahzun mahzun kalktı
gözleri doldu sonra
ellerindeki sıyrıklara baktı
adam akıllı ağlamaya başladı
babasına koştu
ve bunların hepsi
yaklaşık 4 saniye sürdü...
ben de çok düştüm yüzüstü
vücudumuz ilkel tepkiyle en çok yüzümüzü korumaya çalışır
eller hemen davranır telaşlı
yüzüstü düşmek demek avuçiçlerine düşmek demektir esasen...
düşünce çok utanırdım ben
acıdan çok daha fazla ilgilendiğim şey çevreme bakınmak olurdu
hemen zıplardım düştüğüm yerden
gülen olmazdı gerçi
yüzüstü düşen birine gülmeyecek kadar
içgüdüleri terbiyeli çocuklardık biz
kıçüstü düşene gülünür
dengesini kaybedene gülünür
takılıp düşene gülünür de
yüzüstü düşeni kaldırmaya çalışırsın
"elim sende"deki ebeyi bile...
ellerimi birbirine çarparak temizlerdim ben kalkınca
serde erkeklik hep vardı
"acımadı ki!" deme şeklimdi bu
hem her halükarda acıyacaklardı
hızlıca ufak taşları temizleme yöntemimdi bu...
en kaba etlerim ellerim oldu benim
avuçiçlerim...
bir kız eli naif, minik, yumuşak olmalıydı
pamuk gibi...
benimkiler hep sertti
bir tarla işçisi gibi...
sıcaktı da
boğucu, bunaltıcı sıcak...
küçük ama enli
parmaklar dolma gibi...
ben de kaba etlerimi silkeler oyuna devam ederdim
anca akşam anneme kolonya döktürüp
azıcık da üflerdim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








